Bir karadelik bir yıldızın patlayıp öldükten sonra içine çökerken etrafınıda hızla içine çekmesiyle oluşuyor bugün bunu biliyoruz ve süpernova evrimi de burada başlıyor. Benim süpernova evrimi dediğim bilimde karadeliğin tekilliği olarak bilinen uzay zamanın bu ekstrem durumu genel göreliliğin şu itirafıyla daha da ilginç hale geliyor: "Tekillik durumunda hacim çok küçük kütle devasadır. Öyle ki sonsuz kütle sıfır hacme sıkışır." Bu evrenin kuantum mekaniğindeki denklemleri bozduğu noktadır zira bazı durumlarda payda sıfır gibi anlamsız matematiksel ifadeler üretebiliyor. Bu fizikçiler açısından da bir kriz demek çünkü henüz deneysel anlamda tam olarak ispatlayamadığımız bir olayı matematiksel anlamda da kavrayamıyoruz. Tam olarak çökmüş bir karadeliğin olay ufku denilen çevre kısmı öyle bir çekim gücüne sahiptir ki ışık bile ondan kaçamaz burada zaman yavaşlar durma noktasına kadar geriler. İçeride ise ne olduğu tam bir muamma. Solucan deliği kavramını bilim meraklıları olarak daha önce duymuşsunuzdur. Belki bir bilim kurgu dergisinde orada da değilse Uzay filmlerinde genellikle evrenin bir noktasından diğer bir noktasına açılan tünel gibidir. Peki karadelik burada nasıl bir rol oynar karadelik solucan deliğinin kapsıdır. Bilimsel ifadede Einstein-Rosen köprüsü (Einstein ve onunla beraber denklemleri oluşturan Rosen’a ithafen bu ad verilmiştir.) Karadelikten içeri giren örnekse bir uzay gemisi, bir galaksiden girip diğerinden çıkabilir Kerr metriği dediğimiz dönen karadeliklerle teorik olarak mümkündür. Popüler kültürün unsurlarında da bu konu fantastik biçimde zaman zaman ele alınır filmlerde de edebiyatta ya da sanatta.
Bu konu altında incelenebilecek bir başka konu ise jeodizidir. Jeodezi kelime anlamı olarak yer ölçümüdür. Dünyanın uzayda ne kadar yer kapladığını, şeklini ilkokuldan hatırlarsanız o geoid ayrıntıyı inceleyen bilim dalıdır. Tam olarak dünyayı ölçümleme bilimi olan jeodezi genel görelilikle birleşince karadeliklere dokunan bir yapı oluyor.
Jeodezi bize kütle uzayı nasıl büker ve biz bunu nasıl ölçümleriz sorusunu sorar Einstein söylediği gibi kütle uzayı büker tıpkı bir sofra bezini havada gerip ortasına top koyarak bezi ortaya doğru çökerterek bükmek gibi uzay boşluk değil bükülebilir bir alandır. Bu paragrafta anlatmış olduğum ve jeodeziğin bu topografik haritalandırma adını alan yöntemini karadeliğin tersi olan beyaz deliği ölçmede kullanıldığında durum spekülatif bir tabloya evrilebilir. Evet bir de beyaz delikler var onları da ölçümleyebiliyoruz.